Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Kutlu, oruç tutmanın kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek, ramazan ve sonrasında kötü kolesterol (LDL) seviyesinin düştüğünü, iyi kolesterol (HDL) seviyesinin ise yükseldiğini belirtti. Ancak Kutlu, kalp hastalarının mutlaka doktor kontrolünde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Kalp Hastaları Oruç Tutabilir mi?
Prof. Dr. Kutlu, ramazan öncesinde polikliniğe başvuran hasta sayısında artış gözlemlediklerini belirterek, hastaların en sık “Oruç tutabilir miyim? İlaçlarımı nasıl kullanmalıyım?” gibi sorularla kendilerine başvurduğunu söyledi.
Kalp hastalarının oruç tutup tutamayacağının bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kutlu, “Bu durum, hastanın tanısı, kullandığı ilaçlar ve açlık süresi gibi etkenlere bağlı. Kalp hastalarının mutlaka doktorlarından onay alarak oruç tutmaları önemli” dedi.
Oruç Kalp Sağlığına Nasıl Etki Ediyor?
Prof. Dr. Kutlu, oruç tutmanın kalp sağlığı açısından birçok faydası olduğuna dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
Kolesterol Üzerinde Etkisi: Ramazan ve sonrasındaki birkaç ay boyunca kötü kolesterol (LDL) seviyesinin düştüğü, iyi kolesterol (HDL) seviyesinin ise yükseldiği gözlemlenmiştir.
İnflamasyon ve İnsülin Duyarlılığı: Oruç, inflamasyonu azaltarak kalp-damar sağlığına katkıda bulunur ve insülin duyarlılığını artırır.
Psikolojik Faydaları: Oruç tutan kişiler, manevi olarak ruhlarını dinlendirirken stres ve depresyon riskini azaltıyor, bu da dolaylı olarak kalp sağlığını olumlu yönde etkiliyor.
Kimler Oruç Tutmamalı?
Her kalp hastasının oruç tutamayacağını belirten Kutlu, özellikle şu hasta gruplarının oruçtan kaçınması gerektiğini söyledi:
Son 1-2 ay içinde kalp krizi geçirenler, baypas ameliyatı olanlar veya stent takılanlar
İleri derecede kalp yetmezliği olan hastalar
Ciddi ritim bozukluğu yaşayanlar
Tansiyonu ilaçlara rağmen kontrol altına alınamayanlar
Buna karşın, tansiyonu ilaçla kontrol altında olan hastaların doktor onayı ile oruç tutabileceğini belirtti.
Beslenme ve İlaç Kullanımı Uyarıları
Oruç tutan kalp hastalarının beslenme ve ilaç kullanımına özel önem göstermesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kutlu, şu önerilerde bulundu:
İftarda ve sahurda aşırı yemek kalbe yük bindiriyor. İftarla sahur arasında öğünler üçe bölünebilir.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar, INR değerlerini daha sık kontrol ettirmeli.
Yağlı, kızartılmış ve karbonhidrat ağırlıklı besinlerden kaçınılmalı. Lifli ve protein açısından zengin besinler tercih edilmeli.
İftar sonrası aşırı yemek kan basıncını yükseltiyor, çarpıntıya neden oluyor ve kalp krizi riskini artırıyor.
Kutlu, özellikle ramazan ayında en çok kalp krizi vakalarının iftardan sonraki süreçte yaşandığını belirterek, hastaların yemek tüketiminde aşırılıktan kaçınması gerektiğini vurguladı.
Son olarak, kalp hastalarının doktorlarıyla sürekli iletişim halinde olması gerektiğini hatırlatan Kutlu, "Oruç bir nefis terbiyesi, önemli olan sağlığımızı riske atmadan bu süreci en iyi şekilde geçirmek" ifadelerini kullandı.
Kaynak: