Medyanın büyük bir bölümü, her hafta hatırlattı ve yazdı durdu.
Trabzonspor günlerdir sahasında yenilmiyor diye ve bir yıla bir gün kala 4 yedi ve
yenildi, gözünüz aydın,rahatladınız mı ?
Karşılaşmayı dakikalarla ve bölümler halinde yazmayıp, bir çember içerisinde özetlemek istiyorum. Başka şeyler yazacaktım ama bende abondene oldum.
*
İkinci yarı her şey o kadar hızlı gelişti ki, kafam allak bullak nereyi yazsam, nereden başlasam. Maçın sonuç nasıl biterse bitsin ilk yazacağım paragraf, Kadir ve Caner idi. Geçen haftanın iyileri Caner ve Kadir’ le Trabzonspor niye başlamayarak, Zokora’yı Mustafa’nın yanında, Aykut Demir’i de sol bekte başlatması bence Mustafa hocanın bir kumarıydı. Tutabilirdi bir riskti ama tutmadı.
Zokora’nın oyuna ön libero değil de, sarkık libero da başlaması ve Aykut’un sol savunmada başlaması bence gelecek olan kötü dakikaların sinyaliydi. Zokora ön liberoda başlamaması ve Bourcenau’ya ilk maçında direk forma vermesi, bu oyuncu açısından da sakıncalıydı .
Hücumda haftalar sonra nihayet iki santrafor ile başlamak bence doğruydu ama bu iki isimden birinin Emre olmaması yanlıştı.
*
Akhisar 2 karşılaşmada da Trabzonspor’a toplam 7 gol attı. Mehmet,deplasmanda 3 gol atarak, unutamayacağı ve bir daha bulamayacağı böyle bir geceye imzasını attı.
Yanlış hatırlıyorsam af edin, lig de en son 10 yıl önce 2004 yılında Trabzon kendi evinde Galatasaray’ dan 4 gol yemiş ve 4-2 mağlup olmuştu.
Bamba ‘nın, Malouda ve Colman’ın sakatlığı nedeniyle ve de Yusuf’ un da cezalı durumu, takımda olmamaları bu mağlubiyet için asla sebep değil. Trabzonspor haftalardır oyunu tutturamıyor, rakip alana çok fazla yıkamıyor ve kontrol altına alamıyor. Mustafa hocanın dediği gibi, takım içerisinde samimi olan ve samimi olmayan oyuncuların yüreğini ortaya koyup koymaması asıl olan mesele !..
Janko’nun direkten dönene topu, Henrique’nin maçın kırılma anında kaçırdıkları, orta hakem Palabıyık’ ın tam gözü önünde 69.dakikada Emre’nın düşürülmesinde, Trabzonspor’un kesin penaltısının verilmemesi bu sonucu ne kadar değiştirirdi , buda bir varsayım olsa gerek. Bu Palabıyığın bıyıklarını kesmek de bir işe yarar mıydı bilmem !..
*
Akhisar kalecisi Emrah ‘ın bütün degajlarını, Trabzon takımının sol tarafına yapması sanırım bir tesadüf değildi, Hamza hocanın ısrarla oradan oynatması, bir bildiği olsa gerek diye düşündüm!..
Bordo mavililere devre arası alınan yabancı kondisyonerinde bu maçta farkını göremedik . Takımda ancak orta hakem kadar koşan oyuncuları olan ev sahibi, bu maçtan galip ayrılsaydı, lig sıralamasında 4.lüğe yerleşecekti. Bunu da sanırım kavrayamadılar.
Özellikle rakip ataklarında, 2.bölgede bordo mavililerde bu topları kimsenin karşılamaması, Akhisar takımıyla Onuruyla mücadele eden kaptan Onur’u hep karşı karşıya bıraktı.
Olcan’ın yine yaptığı katkılar, alkışı hak etmiş olsa gerek.
*
Janko ve beklemediği ilk haftasında, ilk 11 de oynatılan Bourcenau’nun oyundan alınışına ‘’Evet’’ diyebilirim belki ama Özer’in oyundan alınışının nedenini şu anda hala düşünüyorum.
Değinmeden geçemeyeceğim bir konuda şu : Bir takım kötü olabilir, oyuncusunu, teknik adamını, yönetimini de beğenmeyebilirsiniz ama gerçek bir Trabzonspor taraftarı, takımı 4 -2 mağlup iken , takımının aleyhine 5.. 5.. 5.. diye tezahürat yapması, bu tezahüratı yapanların mezara kadar değil, pazara kadar olan taraftarlığının bir göstergesi olsa gerek. Ayıptır, yakıştıramadım .
*
Son sözümde Trabzonspor kulübün başkanına ve yönetimine , takımın anasının ak sütü gibi helal olan 2010-2011 şampiyonluk kupası gelecekse zaten gelir, gelmeyecekse de gelmez, bırakın artık her gün temcit pilavını da, UEFA’ya ve Liginize dönün, atı alan Üsküdar’ı geçiyor.
Haa… Unutmadan "Her şerde bir hayır vardır" derler ya doğru. Bu takım, bu gece Akhisar’dan 4 yemeseydi Avni Aker’de bir dahaki sefer oynayacağı Kayserispor’dan 4 yerdi. O zaman da juventus maçı öncesi daha kötü şeyler olurdu. İşte şimdi bu olmayacak.
Çünkü ; Önümüzdeki hafta sonuna kadar , bu kulüpte taşlar yerinden oynayabilir.